0

Bu çalışmayı yapmakta bizi motive eden en önemli husus, geçmişten günümüze kadın akademisyenlerin sayısının düzenli bir şekilde artması, fakat buna rağmen sorunları hakkında kafa yoran, fikir üreten çalışmaların neredeyse yok denecek kadar az olmasıdır. YÖK sisteminin erişimimize açtığı ilk yıl olan 1984 ile son yıl olan 2016 ve aradaki değişimi daha iyi gözlemleyebilmek adına, kabaca bunların ortası sayılabilecek 2001 yıllarının verileri ele alınmıştır. 1984, 2001 ve 2016 yıllarına ilişkin öğretim elemanı dağılım tablolarına baktığımızda, akademisyen kadın sayısının toplam akademisyen sayısına oranının düzenli şekilde arttığı açıkça görülmektedir.2Tablo 1. 1984 yılı Kadın Öğretim Elemanı Dağılımı TablosuTo p l a mKadın%Profesör1.82329015,9Doçent2.59654721Yrd. Doç. Dr.2.40756023,2Öğr. G ör.3.8401.11429Okutman1.11970062,5Uzman57623039,9Arş. Gör.7.9082.40430,3Türkiye geneli20.3335.86528,8Tablo 2. 2001 yılı Kadın Öğretim Elemanı Dağılımı TablosuTo p l a mKadın%Profesör8.6822.17825Doçent5.1041.59931,3Yrd. Doç. Dr.10.1893.02929,7Öğr. G ör.9.6683.45335,7Okutman5.3443.03156,7Uzman2.19197244,3Arş. Gör.25.5429.99839,1Türkiye geneli66.75024.27436,3Tablo 3. 2016 yılı Kadın Öğretim Elemanı Dağılımı TablosuTo p l a mKadın%Profesör22.4166.62629,5Doçent15.0235.28535,1Yrd. Doç. Dr.35.30114.21440,2Öğr. G ör.20.9439.12343,5Okutman10.2956.34161,5Uzman3.8651.89749Arş. Gör.47.37323.61649,8Türkiye geneli155.25667.12643,

Kova Burcunda Dolunay: Sıra Dışı Bir Farkındalık Zamanı

Previous article

Kadının akademide de adı yok: Her 10 rektörden 1’i bile kadın değil

Next article

Yorumlar

Comments are closed.

You may also like