0

Doksanlar, Türkçe Pop’un devrim yılları bence. Benim gibi düşünenlerin sayısı da oldukça fazladır.

Her devrin insanı olan Kayahan, Nilüfer, Ajda Pekkan, Zerrin Özer gibi dev isimlerin yanı sıra, bu yıllar bizi pek çok yetenekli, güzel sesli insanla tanıştırdı. Bunların bazıları müzik dünyasındaki varlıklarını halen sürdürüyor. Akla ilk gelen isimler: Tarkan, Mustafa Sandal, Burak Kut, Kenan Doğulu, Çelik, İzel, Niran Ünsal, Deniz Seki, Asya, Sertap Erener ve daha niceleri…

Tuhaf olan şu ki, internette “Doksanlar Türkçe Pop” gibi bir arama yaptığınızda, müziğine bazen Türk sanat müziği, bazen arabesk, bazen fantezi müzik denen Ebru Gündeş de karşınıza çıkıyor. Onun bazı şarkıları popu da çağrıştırıyor bana gerçi… Başkaları ne düşünür bilemem; ama benim düşüncemi savunanlar olmalı ki internet dünyasında bu tarz aramalarda Gündeş’in ismine rastlıyoruz.

Ebru Gündeş denince benim ve benim yaşlarımdakilerin gözünün önüne gelen manzara da, kadıncağızın kameralar önünde beyin kanaması geçirip yere yığıldığı anlar… Babası aynı hastalığı Gündeş’ten dört sene önce yaşamış ve kıl payı kurtulmuş biri olarak Ebru Hanım’ın durumu beni derdinden sarsmıştı. Fakat onun da babam gibi iyileşeceğine inancım tamdı. Ve Allah’a şükür o da iyileşti…

Bu dönemlerde bilhassa “kaliteli” söz yazarlarıyla çalışanlar piyasada ses getirdi ve kalıcı oldu. Benim tüylerimi ürperten ya da beni çok mutlu eden şarkılar genelde Zeynep Talu, Seda Akay, Fergan Mirkelam gibi isimlere ait… “Yar adın emir bana Hak’tan…” şu sözdeki naifliğe, derinliğe bakar mısınız… Benim yaşlarımda olup da beyazlar içindeki o güzeller güzeli, zarif Niran Ünsal’ı hatırlamayan var mı? Seda Akay’ın “efsanelerinden” biri olan bu şarkıda belki de “çok hoşuma gitmeyen” tek bir nokta var ki o da “ ‘Gülüm’ mü dersin, ‘Ölüm’ mü dersin, Yeter ki ses gelsin” kısmı… Sanki “İstersen beni öldür” gibi bir manada. Ama ben bu cümlede, “ölüm”ün mecazi manada kullanıldığını düşünüyorum, veya düşünmek istiyorum.

Kimisi “Kurşun adres sormaz ki” dedi, kimisi “Sen sevdiğimdin, bebeğimdin, tutamadığım çiçeğimdin…” Bizi yüreğimizden vurdular bu güzel cümlelerle. Bu şarkıları benim gibi hala severek dinleyen de çoktur, eminim.

Ya aniden veda edenler? Gökhan Semiz, Kerim Tekin, Ajlan ve diğerleri… İçimizi kanatanlar… Kerim en son “Karbeyazdır ölüm” dedi ve gidiverdi! Hayalleri yarıda, sevenleri gözü yaşlı kaldı… Onun vefatından seneler sonra ablamla beraber katıldığımız (Kerim Tekin sevenler olarak) bir “Kerim Tekin’i anma programında, çeşitli sanatçılarla yapılan röportajlar da yer alıyordu. Şarkının söz yazarlarından biri olan Beste Açar (Rahmetli Kayahan’ın kızı) itiraf gibi bir cümle kurmuştu programda: “Böyle ölüm’lü şarkılar yazmasa(ydı)k daha iyi(ydi)” gibisinden…

Bu arada, Kerim’in ölümünden “uyarı levhası konarak tehlikesinin önü alınmayan” mıcırın sorumlu olduğuna dair iddialar olduysa da aradan geçen koskoca yirmi iki senede adalet yerini bulmadı ne acıdır!..

Doksanlar Türkçe Pop’u tamamen anlatmaya kalksam kitaplar dolar. O büyülü şarkıların detaylarına insem… Doksanlar bir deniz, benim anlattıklarım da bu denizde birkaç damla yalnızca…Belki başka yazılarda bu konuya devam ederim…

Baş ağrısından kurtulmanın 10 yolu

Previous article

SAĞLIKLI, LEZZETLİ VE FİT

Next article

Yorumlar

Comments are closed.

You may also like